Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66019 E. 2013/1922 K. 04.02.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66019
KARAR NO : 2013/1922
KARAR TARİHİ : 04.02.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Sanığın İzmir Barosuna kayıtlı serbest çalışan avukat olduğu, katılan tarafından bazı hukuk davaları ile icra takip dosyalarında kendisini vekil olarak temsil etmesi hususunda anlaştıkları, İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/69 esas sayılı dava dosyası için dava üzerinden %5 vekalet ücreti konusunda anlaştıkları, vekalet ile birlikte masraf ve teminat olarak kendisine 13 bin TL ödemede bulunduğu, müşteki aleyhine Pendik İcra Müdürlüğünde yapılan takip dosyasına ilişkin yapılması gereken itiraz ve menfi tespit davası için toplam 60 bin YTL ödeme yapıldığı, bu dosyaların incelenmesi ile sanık vekil tarafından teminat için alınan paraların teminatta kullanılmadığının anlaşıldığı, sanık tarafından da katılanın kendisine vekalet ücreti olarak 21 bin TL ödeme yapıldığının kabul edildiği, ancak buna ilişkin belge, fatura ibraz edemediği, sanık avukat tarafından takip edilen İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesine ait 2004/69 esas sayılı dava dosyası ile Pendik İcra Tetkik Mercii’ne ait 2004/165 esas sayılı dava dosyalarının incelenmesinde sanık tarafından bu dosyalara teminat yatırılmadığının anlaşıldığı, sanığın teminat yatırması için verilen paraları teminatta kullanmadığı akabinde katılana iade etmediği şeklinde gelişen eylemlerinin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin ve katılanın yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanığa yapılan ödemelerin birden fazla ve değişik tarihlerde olması karşısında 765 sayılı TCK’nın 80 maddesi gereğince zincirleme suç hükümlerine göre temel cezadan arttırım yapılmaması,
Bozmayı gerektirmiş, katılanın ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.