YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66080
KARAR NO : 2013/10121
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Adana ilinde …. Gıda-… adı altında işyeri bulunan sanığın, katılan ve müştekilere ait şirketlerden 17/11/2005 ile 23/12/2005 tarihleri arasında muhtelif miktarda mal aldığı, bu malları Gaziantep ilinde başkası adına kiraladığı depoya taşıdığı, bilahare dava dışı üçüncü şahsa muvazalı olarak borçlanarak suça konu mallar üzerine ihtiyati haciz konmasına neden olduğu, böylelikle müşteki …..’e 13.500 TL, müşteki ….’e 6.350 TL, müşteki …’a 26.492 TL ve katılan …’e de 14.000 TL miktarındaki borcunu ödemeyerek atılı suçu işlediği iddia ve kabul edilmiş ise de;ticari işletme sahibi olan sanığın, hileli bir söz ve davranışı olmaksızın katılan ve müştekilerden borçlanarak aldığı malları sonradan başka bir yere naklederek üzerine mavazaalı ihtiyatı haciz koydurmaktan ibaret eyleminde, malların zilyetliğini ele geçirme aşamasında her hangi bir hileli söz ve davranışın bulunmaması, taraflar arasındaki alış verişin tamamen rıza ile gerçekleşmesi karşısında,uyuşmazlığın sanığa verilen mal bedellerinin tahsil edilememesi nedeniyle ticari ilişkiden kaynaklanan hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu, dolandırıcılık suçunun unsurları itibariyle oluşmadığı gözetilmeden, delillerin takdirinde hataya düşerek yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30/05/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.