Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66240 E. 2013/10168 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66240
KARAR NO : 2013/10168
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahtecilik, Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanıklardan …’ın bir şekilde ele geçirdiği şikayetçi …’e ait boş çeki 1100 TL olarak düzenleyip diğer sanık …’a verdiği, …’ın da bu senedi galericilik yapan …’e götürüp 900 TL karşılığında kırdırdığı, sanıkların bu parayı İstanbul’a giderek harcadıkları, paraları bitince sanık …’ın ikinci çeki düzenleyip sanık …’a verdiği, …’ın bu çeki de kırdırmak için tekrar gittiği …’in durumdan şüphelenip bankadan çeklerin çalıntı olduğunu öğrendiği olayda; sanık …’ın çalıntı çeklerin ön yüzlerini doldurduğu, sanık …’ın ise çalıntı olduğunu bildiği çekin arka yüzlerine sahte cirolar yapması nedeni ile resmi belgede sahtecilik suçunun, bu çekleri …’e verip ilk çek karşılığında 900 TL para almaları, ikinci çek için eylemin teşebbüs aşamasında kalması nedeni ile dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Dolandırıcılık suçu bakımından sanıkların, bir suç işleme kararının icrası kapsamında ilk seferde şikayetçiden 900 TL aldıkları, ikinci seferde ise eyleminin teşebbüs aşamasında kalmasına rağmen Yargıtay Ceza Genel kurulu’nun 29.11.1982 tarih, 1982/383 esas, 1982/457 karar sayılı ilamında ayrıntıları açıklandığı üzere suçlardan birinin tamamlanmış, diğerinin teşebbüs aşamasında kalmış olması halinde de teselsül (zincirleme suç) hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıkların yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.