Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66505 E. 2013/9747 K. 27.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66505
KARAR NO : 2013/9747
KARAR TARİHİ : 27.05.2013

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Bedelsiz Senedi Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Bedelsiz senedi kullanma suçunun oluşabilmesi için; sanığın elinde borçlusunca bedelinin tamamı ya da kısmen ödenmiş bir senet olmalı ve bunu kısmen veya tamamen ödenmemiş gibi tahsile sokması veya bir başkasına devretmesi gerekmektedir. Borcun bir bölümü ödenmiş ve geri kalan miktar için elinde tuttuğu senedi, tümü veya kalandan fazla miktarı için kullanan sanığın fiili de bedelsiz senedi kullanma suçunu oluşturacaktır.
Suç tarihinden önce alışveriş nedeniyle şikayetçi tarafından sanığa verilen toplam 6000 TL bedelli dört adet senedi, sanığın malzeme aldığı…şirketine ciro ettiği daha sonra, senet bedellerinin tamamına yakınını katılandan tahsil etmesine rağmen şirketten senetleri geri almayarak tahsile konulmasına sebebiyet verdiğinin iddia edildiği olayda; sanığın savunmalarında, katılanın senet bedellerini vadesinde ödemediğini, kendisine katılan tarafından ödeme yapıldıkça, senet bedellerine mahsuben…şirketine para gönderdiğini savunması, dosya içerisinde yer alan PTT havalelerindeki açıklama kısmından sanığın 21.10.2005 ile 23.12.2005 tarihleri arasında … ve çalışanı olan … adına suça konu senetlere ilişkin ödeme yapıldığı anlaşılacak şekilde 5000 TL para gönderdiği, dolayısıyla senetlerdeki cironun bu tarihlerden önce yapıldığının anlaşıldığı, senet bedellerinin katılan tarafından sanığa hangi tarihte ödendiğine dair makbuz bulunmadığı gibi, sanıkla katılan arasındaki tutanağın 18.01.2006 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle daha önce ödeme yapıldığının da anlaşılamadığı, 05.01.2006 günlü icra takibinin … tarafından katılan ile birlikte sanığa karşı da yapılmış olduğu dikkate alındığında sanığın icra takibinden sonra katılanla aralarında yapmış oldukları 18.01.2006 tarihli tutanakla kendisine verilen 5500 TL borcu da üstlendiği hususları gözetilerek sanığın bedelsiz kalan senedi tahsile konulmasına sebebiyet verecek şekilde kasten hareket ettiğine dair, mahkumiyetine yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilmeden, beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesine istinaden uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 27.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.