YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66543
KARAR NO : 2013/10077
KARAR TARİHİ : 30.05.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılanların esnaf oldukları, sanığın ise ambarcılık yapması nedeniyle katılanların işyerine sık sık mal getirmesi vesilesiyle tanıştıkları, zamanla aralarındaki samimiyetin arttığı, katılanların çocuk sahibi olamadıklarını öğrendiği, kendisini jandarmada istihbaratçı olarak tanıtarak ….. ve … Tüp Bebek Merkezi isimli bir hastane olduğunu, burada yumurtalık ve rahim nakli yapılarak çocuk sahibi olamayanların tedavi edildiğini, istihbarat Samsun sorumlusu …. ve yardımcısı…..ıyı tanıdığını, onlar vasıtası ileGülhane Askeri Tıp Akademisinden Kıbrıstaki hastaneye sevk yaptırabileceğini söylediği, bir süre sonra Kıbrıs’taki hastaneden randevu alacağını, muayene ve hastane masraflarını önceden yatırmak gerektiğini söyleyerek katılanlardan para istediği, katılanların Esnaf Kredi Kefalet Kooperatifinden 33.000 TL kredi çekerek 2007 yılı Şubat ayı içinde sanığa verdikleri, sanığın hastaneden randevu alacağını söyleyip katılanları oyaladığı, refakatçinin önceden belirlenmesi gerektiğini söyleyip refakatçi belirlendikten sonra ise doktorun müsait olmadığını söyleyerek katılanları atlattığı, bir ara katılan …’ye yumurtalık nakli yapılacağını söyleyerek Gata antetli bir takım belgeler göstererek imzalattığı, sürekli olarak bu iş için para gerektiğini söyleyip katılanlardan toplam 76.500 TL yi parça parça aldığı, katılanların sanığın kendilerini sürekli oyalamasından şüphelenerek Kıbrıstaki hastaneyi aradıklarında hastaneden randevu alınmadığını, kendi adlarına hastaneye herhangi bir ücret ödenmediğini öğrendiklerinin anlaşıldığı olayda, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 158/2.maddesinde tanımlanan kamu görevlileriyle ilişkisi olduğundan, onlar nezdinde hatırı sayıldığından bahisle ve belli bir işin gördürüleceği vaadiyle dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, eylemin kamu kurumunun araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu oluşturmadığının gözetilmemesi sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.