Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66709 E. 2013/10970 K. 12.06.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 13:03
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66709
KARAR NO : 2013/10970
KARAR TARİHİ : 12.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müşteki ...'nun, ortağı olduğu ... Tekstil Nak. Şirketine ait çek koçanın, müştekinin diğer eşyaları ile beraber 08.09.2005 günü çalındığı, sanığın, bir şekilde ele geçirdiği suça konu çalıntı çeki, 08.10.2005 keşide tarihli, 8500 TL meblağlı ve hamiline yazılı olarak doldurulmuş halde keşide tarihinden 15 gün kadar önce, katılan ...'e aldığı araca karşılık ciro ederek verdiği, aracın devrinin çekin bedelini aldıktan sonra yapılması hususunda anlaştıkları, aracı teslim alan sanık, söz konusu aracı açık kimliği ve adresi belli olmayan ... isimli bir şahsa sattığı, bu şahsın da aracı oto galeri işi yapan temyiz dışı sanık ... isimli şahsa 7500 TL’ye sattığı, bu kişininde söz konusu aracı temyiz dışı ...’e sattığı, anlaşılmakla, sanığın eyleminin nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 Sayılı TCK. nun 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (j) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde eğer suçtan elde edilen haksız menfaat miktarı belli ise; o takdirde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezası belirlenecektir.Bu açıklama kapsamında sonuç adli para cezasının gün karşılığı belirlenmesi gerekirken, yazılı şekilde doğrudan haksız elde olunan menfaatin iki katı esas alınmak suretiyle karar verilmesi sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 12.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.