Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66783 E. 2013/10134 K. 30.05.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66783
KARAR NO : 2013/10134
KARAR TARİHİ : 30.05.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Hükmün son kısmında, son celsede hazır bulunan katılan açısından, temyiz süresinin tefhim ve tebliğden itibaren başlayacağı şeklinde yanlış anlamaya neden olacak ifadelere yer verilerek temyiz süresinin ne zaman başlayacağı konusunda yanıltma yapılmış olması karşısında,temyizin süresinde olduğunun kabulü ile yapılan incelemede ;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın oğlunun tedavisi için bulunduğu hastanede sanık …… ile tanıştığı, sanığın oğluna İzmir’de bir doktor önermesi üzerine beraberce İzmir’e doktora gittikleri, bu arada aralarında samimiyet oluşması üzerine sanığın katılanın incirlerine müşteri olduğu, diğer sanık ile birlikte katılanın köyüne gittikleri, 521 kg incir için anlaştıkları, katılanın da beyan ettiği üzere bir hafta sonra 1500,00 TL nakit para, geri kalanı ise daha sonra verilecek birer ay vadeleri olan çeklerle ödenmek üzere anlaştıkları, ancak sanıkların incirleri götürdükten sonra parasını ödemedikleri şeklinde gerçekleşen eylemde, sanıkların ticari bir alışverişte gerçekleşen icap ve kabul dışında mağdurun iradesini sakatlayacak hileli hareketlerde bulunduklarına ilişkin her türlü şüpheden uzak, mahkumiyetlerine yeter, kesin ve inandırıcı delil elde edilmediği gibi uyuşmazlığın hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu gerekçesi ile verilen beraat kararlarında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 30.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.