Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66830 E. 2013/9853 K. 28.05.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 21:25
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66830
KARAR NO : 2013/9853
KARAR TARİHİ : 28.05.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın mağdurun işlettiği... Kiralama isimli işyerinden ... adına düzenlenmiş sahte sürücü belgesi ile bir araç kiraladığı, 10/01/2006 tarihinde bu araçla ...'in Yeşilyurt adresinde bulunan küçükbaş hayvan hırsızlığı olayına karıştığı, sanığın daha sonra mağdura telefon açarak aracı ...da bulunan boş bir arsaya bıraktığını söylemesi üzerine mağdurun söz konusu yerden aracı aldığı şeklinde gerçekleşen olayda, Emniyet Müdürlüğü Trafik Tescil Büro Amirliğinin maddi varlıklarından sayılan sahte sürücü belgesi kullanılması nedeniyle eylemin 5237 sayılı TCK.nun 158/1-d maddesinde düzenlenen “kamu kurum ve kuruluşlarının araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık" suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi hükmü uyarınca verilen ceza yönünden kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 28.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.