Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/66947 E. 2013/10561 K. 06.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66947
KARAR NO : 2013/10561
KARAR TARİHİ : 06.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
…’nin duruşmaya gelip katılan sıfatını almasına rağmen gerekçeli karar başlığında müşteki olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak görülmüştür.
Suç tarihi 12.08.2005 olduğu halde gerekçeli karar başlığında 08.01.2007 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir bir hata olarak görülmüştür.
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 07/12/2010 gün ve 2010/4-199 esas ve 2010/48 sayılı kararında vurgulandığı üzere daha önce yapılmış bir tebligat söz konusu olmayan adrese 7201 Sayılı Tebligat Kanunun 35. maddesine aykırı olarak gerekçeli kararın tebliğ edildiği, bu nedenle temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip, yapılan temyiz incelemesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’nin eniştesi olan sanık …’in, katılanı telefonla arayarak Viranşehirde bir bayanın evinin temelini kazarken bir teneke altın, bir heykel ve kama bulduğunu belirtip, satın alıp alamayacağını sorduğu, katılanında bu teklifi kabul edip sanık …’den numune istediği, sanığında iki adet altın alıp katılanın ikamet ettiği Elazığ’a geldiği, katılanın burada altınları bir kuyumcuya gösterdiklerinde değerli olduklarını öğrenmesi üzerine, satılmak istenen altınları almak amacıyla bankada bulunan 54.000 TL parasını çekip sanık … ile birlikte Viranşehire gittikleri, burada altın alım satım olayına aracılık yapan diğer sanık … ile buluştukları, daha sonra önceden birbirlerini tanıyan sanıkların katılandan parayı alıp altını getireceklerini söyleyerek katılanı kahvehanede bırakıp gittikleri, bir süre sonra katılanın telefonla sanık …’i aradığı ancak telefon meşgule düştüğü için konuşamadığı, daha sonra sanık …’in gerçek olmadığı halde katılanı arayarak dolandırıldıklarını, altı kişinin kendisine saldırıp zorla elinde bulunan parayı alıp gittiklerini beyan edip parayı ve suça konu altınları vermediği olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafii ve sanık …’nün yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.