YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66990
KARAR NO : 2013/10575
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Suç Uydurma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık müdafiinin 27.01.2009 ve 18.02.2009 havale tarihli süre tutum-temyiz dilekçelerinde; haklarında “beraat” kararları verilmiş diğer sanıkların isimlerine ve onlara yüklenen suç adına yer vermiş olmasının anılan suça yönelik temyiz iradesini göstermediğinden tebliğnamenin 1 no.lu “red” görüşüne iştirak olunmamış; sanık müdafiinin temyizinin sanık … aleyhine kurulan “mahkumiyet” hükümlerine yönelik olduğu kabul edilerek inceleme yapılmıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, adına tescilli, çalınmaya karşı kasko sigortası bulunan suça konu aracı için, sigorta bedelini alabilmek amacıyla gerçeğe aykırı biçimde 11.09.2005 tarihinde Anafartalar Karakoluna çalıntı ihbarında bulunduğu ve katılan şirketten 10.11.2005 tarihinde 12.264 TL sigorta bedelini tahsil etmek suretiyle “nitelikli dolandırıcılık” ve “suç uydurma” suçlarını işlediğini takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin suçların unburlarının oluşmadığına, mahkumiyetlere yeter delil bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.