YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/66996
KARAR NO : 2013/10611
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
I)Üst Cumhruiyet Savcısının hükmü, yasal süresi geçtikten sonra 14.05.2009 havale tarihli dilekçesiyle temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317.maddesi uyarınca REDDİNE,
II)Sanığın ” nitelikli güveni kötüye kullanma” suçundan hakkında kurulan “mahkumiyet” hüküme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde:
Sanığın, bakır levhaları kutulara koyup işyerinden çıkarması ve 50 metre uzaklıktaki Telekom Dağıtım Panosu ile duvar arasına gizlemek suretiyle zilyetliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunması karşısında suçun tamamlanmış olduğu dosya kapsamından anlaşılmakla tebliğnamedeki II) a) bendinde belirtilen bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Müştekinin, yetkilisi olduğu … … Ltd şirketinde montaj bölümünde işçi olarak çalışan sanığın, elektirik panosu imalatı ve montajında kullanılan, boyaya hazırlanması için kendisine teslim edilen bakır levhalardan bir kısmını kutulara girebilecek şekilde kesip akşamüstü işyerinden … halifına çıkarıp, elli metre uzaklıktaki işyeri ile bağlantısı-ilgisi olamayan Telekom Dağıtım Panosu arkasına sonradan almak üzere gizlemesi eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıdaki bozma nedenleri dışında bir isabetsilik görülmemiştir.
Yapılan yargılaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemnin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Gün birim sayısının adli para cezasına çevrilmesi aşamasında uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nun 223/6.maddesine aykırı davranılması,
2-TCK’nun 53/3.maddesi hükmü nazara alınmadan sanık hakkında 53/1.maddesinde belirlenen hakları hapis cezasının infazı tamalanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerekmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapımasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 4.paragrafının başına “TCK.nın 52.maddesi uyarınca” ibaresi eklenmek, 8.paragrafının tamamen hükümden çıkartılarak yerine “Sanığın, TCK’nın 53.maddesinin 3.fıkrası uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme, 1.fıkradaki diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına, “paragrafı yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.