YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67012
KARAR NO : 2013/10477
KARAR TARİHİ : 05.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık, Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … … hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Sanık hakkında resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan suçundan hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 5219 Sayılı Kanunun 3-B maddesi ile değişik 1412 Sayılı CMUK’un 305/1.maddesi gereğince hüküm tarihine göre,temyizi mümkün olmadığından sanığın bu suçtan kurulan hükme yönelik temyiz isteğinin aynı kanunun 317.maddesi gereğince REDDİNE,
2-Sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hüküm bakımından yapılan temyiz isteğinin incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; müştekilerin sanıklardan … ve … ile tanık … vasıtası ile irtibat kurup , müşteki … ile evlenecek olan sanık …’ü görmek üzere Ağrı’ya gittikleri, sanık …’ın kendini …’ın babası …, sanık …’ın ise …’ün amcası … olarak tanıttıkları, ve sanık … …’ın başkası ile resmi nikahlı evli olmasına rağmen müşteki … ile evlendirilmesi için müştekilerden 6000 TL aldıkları ve müştekilerin sanık …’ü yanında sanık …’ta olduğu halde Şuhut’a döndükleri, sanıkların bir gece kaldıktan sonra Afyon ilinde bulunan teyzelerini ziyaret edecekleri gerekçesi ile köyden ayrılmak istediklerinde müştekilerin durumdan şüphelenerek şikayetçi oldukları anlaşılmakla dolandırıcılık suçunun unsurlarının oluştuğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanıklar hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlarin bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “200 gün” ve “4000 TL” adli para cezası terimlerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “100 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 05.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.