Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67045 E. 2013/10364 K. 04.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67045
KARAR NO : 2013/10364
KARAR TARİHİ : 04.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma, hakaret, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
“Sanık hakkında TCK’nın 53/1-2-3 maddesinin tatbikine” denilmek suretiyle güvenlik tedbirlerinin uygulanmasına karar verilmesi, yasal ve yerinde olduğundan; 20.12.2010 tarihli karar duruşmasında Cumhuriyet savcısının “bir önceki duruşmadaki mütalaayı aynen tekrar ediyoruz” diyerek 06.12.2010 tarihli duruşmaya atıfta bulunması, burada da sanık hakkında atılı eylemin ve sevk maddelerinin belirtilmesi karşısında tebliğnamede bozma isteyen 2 ve 3 nolu düşüncelere iştirak edilmemiştir.
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılan … ile sanık …’ın Çiğli ilçe merkezinde faaliyet gösteren … Kumlama Boya inş. Çelik Kon. San. Tic. Ltd. Şti.’nin ortağı oldukları, katılan tarafından sanık …’a şirket adına para tahsil etme, borç ödeme, bankalarda hesap açma ve bankalardan para çekme gibi bir çok yetkinin verildiği, sanığın görev yapmış olduğu, 02.04.2002 ile 14.06.2005 tarihleri arasında şirket hesabından kendisinin, eşinin ve başka şahıslara ait hesaplara virman veya EFT yoluyla para aktardığı, toplam olarak sanık …’ın üzerinde 578.615,00 TL paranın kaldığı iddia edilen olayda;
Oluşa ve sanık savunmasına göre, şirkete ait bir kısım ödemelerin şirket hakkında yasal takipde bulunan alacaklılarında olması nedeniyle, sanığın kendi hesabını kullanarak ödeme yaptığı savunması karşısında şirketin diğer ortak ve çalışanlarının usulüne uygun olarak çağrılıp dinlenmesinden sonra, şirketin tüm yasal defter, fatura ve belgeleri incelenerek ödeme, transfer veya EFT işlemlerinin hangi ticari iş nedeniyle ve şirket adına yapılıp yapılmadığı, buna ilişkin belge ve kayıtların irdelenmesi, şirket adına yapılmayan ödemelerin daha sonra şirket hesabına intikal ettirilip ettirilmediği araştırılıp sonucuna göre sanığın hukuksal konumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz bilirkişi raporu esas alınarak eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.