YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67063
KARAR NO : 2013/10681
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik yapılan incelemede;
5237 sayılı TCK.nun 158.maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) ve (i) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı kanunun 52.maddesi uyarınca, 20-100 YTL arasında takdir olunca bu miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde uygulama yapılarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın katılan ve müştekilere iş bulma vaadi ile para alması biçiminde gereçekleşen eylemlerinde bizzat kendisini Gaziosmanpaşa belediyesinde fen işlerinde yetkili şef, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Ruhsat ve Mühürleme Bürosunda memur olarak tanıttığı olayda; işlenen suçun TCK’nun 157 maddesinde yer alan “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğu gözetilmeden, unsurları oluşmayacak şekilde TCK’nun 158/2 yollamasıyla 158/1-son maddesi kapsamında değerlendirilmesi,
Kabule göre de;
Sanığın belediyede çalıştığından bahisle katılanlara yönelik iş bulma vaadiyle gerçekleşen eylemelerinde katılanlardan bir kısmının sanığı bizzat tanımadığı ve görmediğin ancak istenilen parayı gönderdikleri iddiası karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde ortaya çıkartılması bakımından; öncelikle sanığın mağdurlardan hangileri ile müstakilen, hangileri ile aracı kullanarak görüşüp paraları ne şekilde aldığı kesin surette saptandıktan sonra; zaman diliminin belirlenememesi durumunda para alınanlara karşı işlenen dolandırıcılık suçu yönünden tek ceza tayin olunup, kendi içinde zincirleme suç hükümlerinin uygulanması, ayrı yer ve zamanda gerçekleşen dolandırıcılık suçu/suçları yönünden ise, mağdur sayısınca suç oluşacağı gözetilmeden eksik soruşturma ile yazılı şekilde mağdur sayısınca suç oluştuğunun kabulüyle ayrı ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nun 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.