YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67103
KARAR NO : 2013/10362
KARAR TARİHİ : 04.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu kurumu zararına dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’ın torunu … …’ın düşerek hayati tehlike geçirecek şekilde yaralanması üzerine sanık …’nın torunu …’nin yeşil kart ve sağlık güvencesi olmaması nedeniyle ücretsiz torununu tedavi ettirebilmek amacıyla …’nin annesi sanık … ile birlikte Siverek Devlet Hastanesine müraccat ettikleri ve …’nin ismini sanık …’nın kendi oğlu Medet olarak bildirip tedavi ettirmek istediği ancak hastane görevlilerinin durumu fark ederek işlemini yapmadıkları, sanık … ve sanık …’nin aynı gün Şanlıurfa Devlet Hastanesine sevk edilen …’yi bu kez sanık …’ın verdiği oğlu Haci Sekman’a ait yeşil kartla Şanlıurfa Devlet Hastanesinde tedavi ettirmeye çalıştıkları, bu sırada hastane görevlilerince durumun fark edilmesi üzerine yakalandıkları olayda;
Sanıkların hastane yetkililerini aldatabilecek nitelikte hile oluşturacak biçimde bir davranışlarının bulunmadığı gibi, muayene için gelen kişilerin ibraz ettiği belgedeki kişi olup olmadığını denetleme görevi bulunan görevli doktorun muayene edilen çocuğun kart sahibi olmadığını ilk bakışta anlaması nedeniyle dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.