YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67132
KARAR NO : 2013/10650
KARAR TARİHİ : 06.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın babası …’un isteği üzerine elindeki çeklerle İstanbul’dan Yatağan’a mermer almak için geldiği, babasının çeklerin tarihlerinin yanlış olduğunu söylemesi nedeni ile keşide tarihlerini daksil ile düzelttiği, ancak mermer şirketlerinin bu haliyle çekleri kabul etmediği, diğer sanık …’in …’ın verdiği başka bir çeki alıp otobüs ile Yatağan’a geldiği, yanında getirdiği çek ile mağdurdan 9.200,00 TL bedelinde mermer satın almak üzere anlaştıkları, mağdurun çek keşidecisini telefon ile aradığında söz konusu çeki kendilerinin keşide etmediğini öğrendiği, çekin arka yüzündeki cirantalardan birisinin Uğur … inşaat şirketine ait olduğu, sanık …’in yakalandığında yapılan üst aramasında ciroda kullanılan kaşenin ele geçirildiği şeklinde gerçekleşen eylemde resmi belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçlarının oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Dolandırıcılık suçu ile ilgili olarak sanıklar hakkında TCK’nun 158/1-f-son maddesi gereğince hükmedilen adli para cezasının elde edelin haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari bu miktara yükseltilerek belirlenmesi gerektiği halde, haksız menfaatin 9.250 TL olduğu gözetilerek temel cezanın 925 gün olarak belirlenmesi gerekirken 425 gün olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 06.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.