Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67137 E. 2013/11135 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67137
KARAR NO : 2013/11135
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten … tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur.
Somut olayda; ATM cihazından emekli maaşını çekmek için bekleyen mağdurun tek başına işlemlerini gerçekleştirememesi üzerine orada bekleyen sanıktan yardım isteyerek bankamatik kartını ve şifresini verdiği, kartı alıp ATM cihazına koyan ve şifreyi giren sanığın katılanın yaşlılığından da faydalanarak hissettirmeden hesapta bulunan 570,00 TL parayı el çabukluğu ile alarak kartı iade edip hesapta para
olmadığını söylemesi üzerine mağdurun başka bir kişiye de kartını vererek hesabını kontrol ettirdiğinde bütün parasının çekildiğini fark ettiği, sanığın bu sırada olay yerinden uzaklaştığı olayda, eylemin hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.