Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67238 E. 2013/10897 K. 11.06.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 13:00


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67238
KARAR NO : 2013/10897
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın taksicilik yapan katılana kendisini avukat ... olarak tanıtıp Banaz ilçesi çıkışında ailesiyle birlikte yolda kaldığını, gelip kendisini almasını söylediği, katılanın taksisiyle birlikte Banaz ilçesine doğru hareket ettiği, yolda sanığın katılanı telefonla arayarak, kendisine iki bin kontür göndermesini istediğinden, katılanın cep telefonu kontürü satan bir iş yerinin önünde durarak 198 YTL karşılığında iki bin köntür satın alıp, şüphelinin bildirdiği telefon numarasına bu kontürleri yüklediği, katılanın Banaz ilçesine gittiğinde, yolda kalmış herhangi bir kimseye rastlamadığı ve dolandırıldığını anladığı iddia edilen olayda; suça konu sanığa ait olduğu ileri sürülen telefon
abone sözleşmesindeki imzanın sanığa ait olmadığı yönündeki bilirkişi raporu, sanığın kaybettiği nüfus cüzdanı kullanılarak başkaları tarafından eylemin gerçekleştirildiği yönündeki aksi ispatlanamayan savunması, dikkate alınarak atılı suçun sanık tarafından işlendiğini gösterir sanığın cezalandırılmasına yeterli kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği gerekçesiyle verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılanın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.