Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67286 E. 2013/10894 K. 11.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67286
KARAR NO : 2013/10894
KARAR TARİHİ : 11.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Beraat, mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… Gıda İnş. Nak. Tic. Ltd. Şirketinin yetkilisi ve çalışanı olan sanıkların, 2003 yılından itibaren ticari ilişki içerisinde oldukları katılanla ticari ilişkilerini cari hesap ilişkisi şeklinde sürdürdükleri ve … Şirketinin katılana 15.908,63 TL borcunun kaldığı, ancak sanıkların katılana olan borçlarını ödememek ve Ankara Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali Şube Müdürlüğüne yatırdıkları teminatı geri alabilmek için kendi cari hesap defterlerinin 101. sayfasına katılan adına “alacağım kalmamıştır” şeklinde yazı yazıp imzalayarak Toptancı Hali Şube Müdürlüğüne verdikleri ve bu şekilde özel belgede sahtecilik ve nitelikli dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda;
1-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Ankara Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hali Şube Müdürlüğüne ibraz edilen cari hesap defterinin önceden doğmuş borç karşılığında verilmiş olduğu anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan nitelikli dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Özel belgede sahtecilik suçundan sanıklar … ve … hakkında verilen beraat kararı ile sanık … hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
a)Mahkemece, sahtecilik suçunun konusunu teşkil ettiği kabul edilen sanıklara ait şirketin cari hesap defterinin 101. sayfasının aslı bulunmayıp fotokopisinin bulunması karşısında; öncelikle bu belge aslının araştılıp 29.06.2009 tarihli teslim ve tesellüm tutanağında belirtilen Yenimahalle Polis Merkezi Amirliğinden de belgenin teslim alınıp alınmadığı sorularak, katılan vekilinin fotokopi belge üzerine “asli gibidir” kaşesi vurması nedeniyle katılan vekilinden de belgenin aslını nerede gördüğü sorulduktan sonra, belgenin aslına ulaşılması durumunda,sanıklara ait şirketin muhasebe kayıt defterini tutan … … ve …’ın da imza ve yazı örnekleri alınarak, belgedeki yazı ve imzanın katılan ve sanıklar ile muhasabe kayıt defterine tutan kişilere ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelemesi yaptırılması; ayrıca sahtecilik suçlarında, aldatma yeteneği bulunup bulunmadığının takdirinin mahkemeye ait olduğu dikkate alınarak, suça konu belge özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aslının ele geçirilmesi durumunda denetime olanak verecek şekilde dosya içerisine konulması, kararın gerekçe bölümünde de aldatma yeteneğine sahip olup olmadığının tartışılması ve sonucuna göre sanıkların hukuki hukuki durumunun tayin ve takdirinin gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
b)Fotokopi belge üzerine yaptırılan bilirkişi incelemesine göre, yazı ve imzanın sanıklara ait olmadığı belirtildiği halde, şirket yetkilisi olan sanık …’ın menfaatine olacağından bahisle, varsayıma dayalı olarak sanık … hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş,katılan vekili ve sanık … müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.