YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67295
KARAR NO : 2013/12842
KARAR TARİHİ : 10.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi,mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda;sanıklar … ve …’ün Özel … Dört D Millet Hastanesinde doktor olarak görev yaptıkları, sanık …’nin ise bu hastanenin müdürü olduğu, sanık …’ün, … …, … , …, …, … isimli hastalara diğer sanık …’ın kaşe imzasını kullanarak reçete tanzim ettiği, sanık …’un bu usulsüzlükten mesul müdür ve başhekim sıfatıyla iştiraken sorumlu olduğunun iddia edildiği,reçete asılları temin olunamadığından imza incelemesi yaptırılamadığı, sanık …’ın … yoğunluğu nedeniyle yardım amaçlı bu şekilde bir işlem yaptıklarını, doktor …’ün de muayene yeterliliğinin bulunduğu yönünde beyanda bulunduğu,
Her ne kadar sanıklar hakkında özel belgede sahtecilik ve kamu kurum ve kuruluşların zararına dolandırıcılık suçunu işledikleri iddiasıyla kamu davası açılmış ise de; sahte olarak düzenlendiği iddia edilen reçete asıllarının dosyaya sunulamadığı, katılan vekilinin reçete asıllarının kendi uhdelerinde bulunmadığını beyan ettiği, reçetelerin içeriğinin ne olduğuna dair bilgi edinilemediği, bilirkişi raporuna göre elde bulunan reçete suretlerinde teşhis ilaç doğru olduğunu belirtiği, sanıkların savunmalarında suça konu reçetelerin gerçekten bakılmış çocuk hastalar için düzenlendiğini savundukları, reçetelerin ele geçmemesi üzerine bu savunmanın aksine dosya kapsamında herhangi bir delil de bulunmadığı bu nedenle sanıkların savunmasına itibar edilmesi gerektiği, Sanıklar …, … ve …’ın atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği, dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçunun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 10.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.