YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67316
KARAR NO : 2013/10906
KARAR TARİHİ : 11.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Şikayetçi … … …’e ait kimlik bilgilerini eline geçiren sanık …’ın, şikayetçiye ait Finansbank Üsküdar Şubesinde bulunan hesabının internet kullanımına açılması için banka şubesine talimat verdiği ve internet aracılığı ile şikayetçinin banka hesabına girerek aynı gün 20.000 TL’lik iki ayrı işlem yapmak suretiyle toplam 40.000 TL parayı, sanık …’ın olaydan kısa bir süre önce açmış olduğu banka hesabına aktardığı, sanık …’ın havale yaptığını sanık …’a bildirmesi üzerine, sanık …’ın da sanık …’a parayı çekmesini söylediği, sanık …’ın parayı çekmek için banka şubesine gittiği, bu esnada hesabından bilgisi dışında para transferi yapıldığını öğrenen şikayetçinin durumu görevlilere bildirmesi üzerine sanık …’ın banka görevlilerince bekletildiği ve polisler tarafından yakalandığı, parayı almak için sanık …’la buluşmaya gelen diğer sanıklar … ve …’ın da polislerce yakalandıkları, sanık …’ın kendisini “…” olarak tanıttığı ve üzerinden bu isim adına düzenlenmiş sahte nüfus cüzdanı ile “…” adına düzenlenmiş sahte pasaport ele geçirildiği, sanıkların bu şekilde nitelikli dolandırıcılık,ayrıca sanık …’ın da resmi belgede sahtecilik suçunu işledikleri iddia olunan somut olayda;
Adli sicil kaydına göre tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58.maddesinin uygulanmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
1-Sanık … hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Suça konu nüfus cüzdanı üzerinde inceleme yapılarak belgenin sahte olup aldatma kabiliyetini haiz bulunduğuna dair 03.02.2006 tarihli bilirkişi raporundaki tespitler karşısında, emanette olduğu anlaşılan belgenin ayrıca mahkemece yeniden tetkiki ve dosya içinde bulundurulmaması sonuca etkili olmadığından tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiş; sanıktan ele geçirilen sahte pasaportun ise geçerlilik süresinin 11.10.1996 tarihi olması karşısında iğfal kabiliyeti olmadığından sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasına yönelik kabul ve uygulamada bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
2-Sanıklar hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Şikayetçiye ait hesapta bulunan paranın sanıklar tarafından internet bankacılığı yoluyla kendilerine ait hesaba havale yapılmak suretiyle çekilmeye kalkışılması şeklinde gerçekleşen eylemin, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 17/11/2009 gün ve 193/268 sayılı kararında da açıklandığı üzere 5237 Sayılı TCK’nın 142/2-e maddesinde düzenlenen “bilişim sistemi kullanmak suretiyle hırsızlık” suçunu oluşturduğu gözetilmeksizin, yazılı şekilde nitelikli dolandırıcılık suçundan hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Şikayetçinin suç tarihinde tesadüfen banka şubesine gelip hesabını kontrol etmesi sonucu durumu farketmesi, şikayetçinin hesabında bulunan paranın sanık …’ın hesabına aktarılması ve sanıkların parayı çekebilme imkanları varken gecikmeleri nedeniyle parayı çekemeden yakalanmaları karşısında, eylemin tamamlandığı halde teşebbüs aşamasında kaldığından bahisle 5237 sayılı TCK’nın 35.maddesi uyarınca indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasanın 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın gözetilmesine, 11.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.