YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67434
KARAR NO : 2013/11114
KARAR TARİHİ : 13.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet Nedeniyle Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın dilekçesine ekli posta belgesine göre tebligatın 27/05/2009 tarihinde yapıldığının anlaşılması karşısında, temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenip, Çal Asliye Ceza Mahkemesi’nin 09/06/2009 gün, 2008/208 E 2009/126 K sayılı ek kararın kaldırılarak 29/04/2009 tarihli esas kararının yapılan temyiz incelenmesinde;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Somut olayda; Denizli Serbest Muhasebeci Mali Müşavirler Odasına kayıtlı serbest muhasebeci olan sanığın, katılana ait muhasebe defterlerini tuttuğu, yükümlülüklerini gereği gibi yerine getirmemesi sebebiyle söz konusu defterlerin katılan tarafından bir çok kez iadesi istendiği ve bu hususta Çal Noterliği marifetiyle ihtarname gönderdiği halde iade etmediği olayda “hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık hakkında temel ceza tayini sırasında hürriyeti bağlayıcı cezanın alt sınırdan belirlendiği halde adli para cezasının alt sınırdan uzaklaşılarak tespit edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından adli para cezasına ilişkin sırasıyla “20 gün”, “16 gün” ve “320 TL” adli para cezası ibarelerinin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, “4 gün”, “80 TL” adli para cezası ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13/06/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.