Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67468 E. 2013/11132 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67468
KARAR NO : 2013/11132
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın kendisini … … olarak tanıtıp nişan merasimi yapacağını söyleyerek katılandan 350 adet sandalye ve 10 adet masa kiraladığı, kiralama ücreti olarak 50,00 TL’nin peşin, kalan 20,00 TL’nin ise sandalye ve masaların iadesi sırasında ödenmesi konusunda anlaştıkları, katılanın gösterilen yere indirdiği sandalye ve masaların başka bir yere götürüldüğü ve iade edilmediği şeklinde gerçekleşen eylemde sanığın, gerçek ismini gizleyip sandalye ve masaların kira bedelinin büyük bir kısmını peşin olarak ödemek suretiyle … telkin ederek başından beri katılanın iradesini sakatlayıp menfaat temin etmeyi planlaması karşısında dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3.fıkrası uyarınca 1.fıkranın (c) bendinde yazılı kısıtlamalardan sadece kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar geçerli olduğu gözetilmeden fıkranın tamamını kapsar şekilde kısıtlamaya gidilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden; hükmün TCK’nın 53/1-c maddesi ile ilgili kısmanın tamamen çıkartılarak yerine “5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yazılı “kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından şartla tahliye tarihine kadar” ibaresi eklenmek suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun olan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.