Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67471 E. 2013/11158 K. 13.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67471
KARAR NO : 2013/11158
KARAR TARİHİ : 13.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın 2004 yılından beri Digitürk bayiliği yapan … Ticaret Limited Şirketinde çalıştığı, şikayetçilerin ise evlerine aldıkları aboneliklerini, kahvehanelerde maç izletmek için kullandıkları, sanığın yetkisi olmadığı halde katılanların kahvehanelerine giderek kaçak yayın yaptıkları iddiasıyla …’in 2000,00 TL ödemesi gerektiğini söylediği, katılanın bu parayı sanığın işyerinde ödediği, katılan …’a ise 4000,00 TL ceza kestiği, bunun üzerine …’ın Digitürk merkezini aradığında parayı kesinlikle ödememesinin söylenmesi üzerine sanığın eylemini tamamlayamadığının iddia edildiği olayda; Digitürk Genel Müdürlüğünden sorularak Denizli ilinde Digitürk Bayiliği yapan … Ltd.Şti.’nin sorumluluk alanının ne olduğu, ev aboneliği alıp da işyeri aboneliği olmadığı halde işyerinde kullanım yapan kişilere karşı ceza kesme yetkilerinin bulunup bulunmadığı araştırılıp bulunmaması halinde eylemin TCK’nun 157/1 maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamasına rağmen, yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin adli para cezasının alt sınırın üzerinde 120 tam gün olarak tayin edilmesi;
Bozmayı gerektirmiş,sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.