YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67546
KARAR NO : 2013/11580
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik yapılan incelemede;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın daha önceden tanıştığı tanık …’i telefonla arayıp silahlı kuvvetler vasıtasıyla çocuklarını işe aldırabileceğini söylediği, tanık …’in çocuklarının işe ihtiyaçlarının olmadığını ancak müşteki ve yakınlarının işe ihtiyaçları olduğunu bildirip sanığa onların telefon numaralarını verdiği, müştekinin telefon numarasını bu şekilde edinen sanığın müştekiyi telefonla arayıp onu vergi dairesinde işe aldıracağını söyleyip inandırdığı ve İş Bankası Adana Şubesindeki 2486198 nolu hesabına para yatırmasını istediği, müştekinin 28.05.2007 tarihinde 184,25 TL, 31.05.2007 tarihinde 84,25 TL, 06.06.2007 tarihinde ise 84.25 TL’yi sanığın banka hesabına yatırdığı, sanığın paraların yatırılmasından sonra müştekiyi bir daha aramadığı olayda “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Müştekinin aşamalardaki beyanında, sanık ile kendisini işe sokma karşılığında 500 TL’ye anlaştıklarını beyan etmesi karşısında uygulama alanı bulmayan TCK’nun 43.maddesinin tatbiki suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı yasanın 8.maddesi uyarınca uygulanması gereken CMUK’nın 321.maddesi gereğince BOZULMASINA, 20/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.