YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67583
KARAR NO : 2013/11595
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Sanığın gerekçeli kararın tebliğ edildiği tarihte başka suçtan Niğde E Tipi Kapalı Ceza İnfaz kurumunda hükümlü bulunduğu, bu itibarla annesine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı anlaşıldığından; temyiz isteminin öğrenme üzerine ve süresinde olduğu kabul edilip yapılan temyiz incelenmesinde;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanık …’ın dolandırıcılık suçunu işlemek amacıyla suç tarihinden kısa bir süre önce tanık …’a ait işyerini oto kiralama amacıyla kiraladığı, işyerine … Otomotiv ismini koyduğu ancak herhangi bir vergi kaydı bulunmadığı, katılan …’ın mağdur …’dan haricen satın aldığı … plaka sayılı aracın satışı hususunda gazete ilanı vermesi üzerine sanık …’ın katılan … ile irtibat kurduğu, araca alıcı olduğu, olaydan bir gün önce katılanın akşam saatlerinde aracı alıp sanık …’a ait işyerine gittiği, ertesi gün buluşmaya karar verdikleri, bir gün sonra katılanın mağdur …’dan aracın satış ve devri hususunda sanık … ile hükmü temyiz etmeyen sanık …’e noterden vekalet düzenlettiği, aracı alarak sanık …’a ait işyerine götürdüğü, vekaleti sanık …’e verdiği, sanık …’ın katılandan işyerinde oturmasını ve beklemesini, Ulus semtindeki bankadan kendisine havale geldiğini söylediği, parayı çekmek üzere aracı da alarak işyerinden uzaklaştığı, yaklaşık 20 dakika sonra işyerinin telefonunu arayarak katılana Ulus Ziraat Bankası şubesine gelmesini istediği, katılanın bir taksiye binerek Ulus semtine hareket ettiği, yolda hangi banka şubesi olduğunu öğrenmek için işyerini telefonla aradığında cevap veren kimse olmadığını fark etmesi üzerine işyerine gittiğinde işyerinin kapatılmış olduğunu gördüğü, aracın bir gün sonra noter aracılığı ile sanık … tarafından … isimli şahsa satıldığı olayda “dolandırıcılık” suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.