Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67660 E. 2013/11280 K. 17.06.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 06:21
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67660
KARAR NO : 2013/11280
KARAR TARİHİ : 17.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık ...’in, maddi sıkıntıları bulunan katılana ait evin tapusunu devralması karşılığında düşük faizli konut kredisi çekip vermeyi, kredi borcunun ödenmesinden sonra ise, devraldığı bu daireyi katılana iade etmeyi taahhüt ettiği, çekmiş olduğu konut kredisi taksitlerinin katılan tarafından ödenmesine rağmen sanığın 01.03.2006 tarihinde suça konu daireyi satıp bankaya kalan kredi borcunu ödedikten sonra artan parayı mal edindiğinin iddia edildiği olayda; sanığın, hukuki alacağını teminat altına almak amacıyla katılana ait daireyi tapudan devraldığı, kredi borcu ödemesinin aksaması üzerine sanığın daireyi satarak borçlarını kapattığı, aralarındaki muvazaalı
işlemin hukuki ihtilaf niteliğinde olduğu ve bu işleme yönelik olarak katılanın hukuk mahkemelerinde iptal veya sebepsiz zenginleşme nedeni ile dava açma imkanının bulunduğu hususları gözetilerek, dolandırıcılık suçunun yasal unsurlarının oluşmadığından bahisle sanık hakkında verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 17.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.