YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67740
KARAR NO : 2013/11549
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni Kötüye Kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılana annesinin rahatsız olduğunu hastahaneye götürmesi gerektiğini söyleyerek arabasını istediği, katılanın da devamlı müşterisi olması nedeniyle sanığa aracını verdiği, saat 18:00 sıralarında aracı alan sanığın gece saat 22:30 olmasına rağmen arabayı getirmemesi üzerine, katılanın şikayetçi olduğu, kolluk görevlilerince yapılan araştırmada sanığın 170 promil alkollü vaziyette katılana ait aracı kullanırken kovalamaca sonunda yakalandığının anlaşıldığı olayda, eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 155/1 maddesinde düzenlenen güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün, bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sırasıyla “90 gün”, ”75” ve “1.500 TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün”, ”4 gün” ve ”80 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.