YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67783
KARAR NO : 2013/11381
KARAR TARİHİ : 18.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Avusturalya’da yaşayan katılanın, Çanakkale’de miras yoluyla kendisine intikal eden evinin çatısını yaptırmak için sanık adına vekaletname düzenleyip 6.000 Avusturalya doları gönderdiği, sanığın çatıyı düşük kalitede, gönderilen paranın çok altında bir maliyette yaptırıp artan parayı uhdesine geçirdiği ve bu şekilde sanığın güveni kötüye kullanma suçunu işlediğinden bahisle kamu davası açıldığı, Sulh Ceza Mahkemesince görevsizlik kararı verilerek sanığın dolandırıcılık suçunu işlediği iddia olunan somut olayda; katılanın, akrabası olan sanığa gönderdiği paranın tamamının çatı için kullanılacağı hususunda bir anlaşma olmadığı gibi, sanığın bu paranın bir kısmını bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere bahçe duvarı yapımı için kullandığını
beyan etmesi, bilirkişi raporlarında çatının maliyetine ilişkin değişik rakamlar belirtilmesi, katılanın, çatı için hangi malzeme kullanılacağı ve çatının nasıl yapılacağı hususunda herhangi bir standart belirlememesi karşısında sanığın, kasıtlı olarak çatıyı daha düşük maliyette yaptırıp kalan parayı uhdesine geçirdiğine dair her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı deliller elde edilemediği gibi, taraflar arasındaki ilişkinin hukuki ihtilaf mahiyetinde olduğu anlaşıldığından unsurları itibariyle oluşmayan dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.