Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67886 E. 2013/11368 K. 18.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67886
KARAR NO : 2013/11368
KARAR TARİHİ : 18.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık …’in tekerrüre esas mahkumiyeti olmasına rağmen, hükmolunan cezanın 5237 Sayılı TCK.nun 58.maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklardan …’ın, eşi bir süre önce ölen katılan …’ a isterse eş bulabileceğini söylediği, Afyonkarahisar’da sanık …’ın kayınbiraderi olduğunun söylediği sanık … ile tarafların buluştukları,hep birlikte Akşehir’e geldikleri, katılanın sanık … ile tanıştırıldığı, bu sırada sanıklardan …’ in de …’nın kardeşi … olarak tanıtıldığı, katılanın sanık … ile evlenmeye karar vermesi üzerine sanıklar … ve kendisini sanık…’nın abisi … olarak tanıtan sanık … ile 3.500 TL ye anlaştıkları, tanık …’ nın katılan adına sanıklardan …’ a 500 TL kendisini … olarak tanıtan sanık …’ e 3.000 TL verdiği, aynı gün tarafların birlikte sanık … ve …’nın yengesi olduğunu söylediği bayan ile birlikte katılanın ikamet ettiği ilçeye döndükleri, sanık …’nın sanık …’in evinde kaldığı, ertesi gün Afyonkarahisar’dan çeyiz alışverişi yaptıkları, istediği takılar alınmayan …’nın nikah işlemleri için kimliğini vermek istemediği, açıklanan şekilde tüm sanıkların iştirak halinde katılanı, sanık … ile evleneceği konusunda hileli davranışlarla aldatıp maddi çıkar sağladıklarının iddia edildiği somut olayda; gerçeğin hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılması için, sanık …’nın mahkeme aşamasındaki ifadesinde, suçu kabul etmeyip soruşturma aşamasında kolluk ve Cumhuriyet savcılığında kendisinin ifade vermediğini, adına verilen ifade sonuna basılan parmak izinin kendisine ait olmadığını, katılan ile tanışan kişinin kendisi olmadığını, kimliğini kardeşi …’in evinde unuttuğunu belirtmesi karşısında, 14/05/2010 tarihli iddianame ile Akşehir Asliye Ceza Mahkemesine şüpheli … hakkında açılan ve bu dava ile ilgisi olduğu anlaşılan 2010/751 Esas nolu dava dosyasının getirtilip incelenmesi, dosya derdest ise her iki dosyanın birleştirilmesi,karara çıkmış ise bu dosyayı ilgilendiren delillerin onaylı suretlerinin alınmasının sağlanması, sanık …, kardeşi … ve sanık …’in öncelikle mahkemede hazır bulundurularak bu mümkün olmaz ise önden ve yandan teşhise elverişli fotoğraflarının kişi isimleri belirtilerek temin edilip katılana ve tanıklar …, … ile …’a her üç kişinin teşhis ettirilip, … ’ın parmak izinin alınıp, soruşturma aşamasında alınan ifadelerdeki parmak izi ile karşılaştırılmasının yaptırılmasından sonra sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik incelemeyle yazılı şekilde hükmü tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 18.06.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.