Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67890 E. 2013/11507 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67890
KARAR NO : 2013/11507
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın yetkilisi olduğu belirtilen … Fittings Su Armatürleri A.Ş.ünvanlı şirkette şoför olarak çalışan sanığın, şirketin Tokat ilindeki fabrikasından İstanbul-satış merkezine getirmek üzere sürücülüğünü yaptığı kamyona yüklenen 01.11.2005 tarih ve 96993 sayılı sevk irsaliyesi içeriğindeki bir kısım sıhhi tesisat malzemesini, 02.11.2005 tarihinde sabah 06:00- 08:00 saatleri arasında evi önünde park ettiği kapalı kasa kamyondan çalındığından bahisle merkeze eksik teslim etmesi eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu iddia olunan somut olayda:
1-Gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkarılabilmesi amacına yönelik olarak; şirketin Tokat fabrikasından sevk irsaliyesine konu eşyayı sanığın kullandığı kamyona yükleyen ve teslim eden kişi veya kişilerin kimliklerinin belirlenip “teslimatın sevk irsaliyesine uyumlu olup olmadığı, kamyon kasası kilidine mühür uygulanıp uygulanmadığı”, hususlarında tanık sıfatıyla dinlenmeleri ile sanığa yolculuğunda refakat eden …’nun ve anlatımlarda bahsi geçen katılanın kardeşinin bu sıfatla olay hakkında beyanlarının alınması,
sanık müdafiinin 27.11.2006 havale tarihli dilekçesinde ismini verdiği ve 20.05.2008 tarihli duruşmada hazır edeceğini bildirdiği … adlı şahış ile “hırsızlık savunmasının görgü tanığı olduğunu söylediği” servis şoförünün usulünce tanık sıfatıyla dinlenmeleri, fabrikadan İstanbul merkeze yük getiren araçların anlaşmalı otoparka parkedilmesinin mutad davranış biçimi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, soruşturmayı yürüten emniyet görevlilerince kamyon kasası kilidi üzerinde bir inceleme yapılıp yapılmadığının, bu hususta bir tutanak düzenlenip düzenlenmediğinin öğrenilmesi, kamyon kasası kilit anahtarının kimde olduğunun tespiti, hükmün gerekçesinde “hırsızlık vakıasının” kabul edilip edilmediğinin tartışmaya yer bırakmayacak ifadelerle ortaya konulması, toplanan deliller birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik soruşturmayla yazılı şekilde hüküm tesisi,
2-Kabule göre de;
a)Alt sınırdan temel hapis cezası takdir olunduğu belirtilmesine rağmen, bir yıl yerine iki yıl hapis cezası hükmolunarak çelişkiye neden olunması,
b)Hükmolunan hapis cezası “kısa süreli” olmadığı halde sanık hakkında TCK’nun 53.maddesinin 1,2,3.fıkralarının uygulanmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK.nın 321.maddesi uyarınca BOZULMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.