YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67897
KARAR NO : 2013/13615
KARAR TARİHİ : 19.09.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanık … ile mağdure …ın evlilik dışı ilişkilerinden “… adı verilen çocuğun doğduğu, fiilen ayrılıkları sonrasında annenin sözlü beyanıyla çocuğun Konak Nüfus Müdürlüğü’nde 26/05/2006 tarihinde nüfusa tescil edildiği, yaklaşık iki ay sonra aynı çocuğun sanık …’nun babası… ile abisi …r ve yengesi…’ın da katılımıyla, gerçekte öyle olmadığı halde sanki…ve …r’in üçüncü çocuklarıymış gibi baba görünen …r’in beyanıyla … Merkez Nüfus Müdürlüğü’nde 09/08/2006 tarihinde “…” adıyla kayıt ettirilip, anne görünen…’ın sigortalılığı nedeniyle çocuğa … karnesi çıkartılarak bu karnenin kullanılması suretiyle katılan Kurumun zararına haksız yarar sağlandığı, böylece fikir ve eylem birliği içinde hareket eden sanıkların “nitelikli dolandırıcılık” ve “resmi belgede sahtecilik” suçlarını işledikleri iddia olunan somut olayda;
Atılı suçların oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan SGK vekilinin sanık lehine indirim hükümlerinin uygulanmasının ve hapis cezasının ertelenmesinin doğru olmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükümlerin ONANMASINA, 19/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.