YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67905
KARAR NO : 2013/11506
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için;failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; Sanığın, zaman zaman uğrayıp alışveriş yaptığı katılanın işyerinde kendini yakın adreste muhasebecilik yapan bir şahıs olarak tanıtıp güven ortamı oluşturduktan sonra, eşine cep telefonu ve kontör alacağını belirttiği, işyerinde pos cihazı bulunmadığını gördüğü, satış için peşin para istenildiğinde bilahare temin ettiği ve yakınlarına ait olduğunu söylediği iki kredi kartı ile geldiği, müştekinin komşu dükkandaki pos cihazından çekim yapmak üzere tanık …’u işyerinde bırakıp gittiğinde, tanığa “eşim bekliyor, kredi kartları sizde kalsın akşam üzeri gelir alırım cep telefonu ve kontörü verde gideyim…” deyip, nasıl olsa parası ödenecek düşüncesiyle hareket eden
tanığın cep telefonu ve kontörü ona vermesi üzerine uzaklaştığı, katılana verilen kart şifrelerinin gerçek olmadığı dolayısıyla tahsilatın yapılamadığı, böylece haksız yarar sağlanması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın bir sebebe dayanmayan ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.