Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67911 E. 2013/11502 K. 20.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67911
KARAR NO : 2013/11502
KARAR TARİHİ : 20.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Müştekinin 6.3.2009 tarihli talimatla alınan beyanında zararının giderilmediğini söylemesi, mahkemenin verdiği kısa süreli hapis cezasını TCK’nın 51/1-b maddesi uyarınca zararın tazmini şartına bağlı olarak ertelemesi karşısında; CMK’nın 231. maddesinin tatbik koşullarından biri olan “tazmin şartının” gerçekleşmemiş olması nedeniyle uygulanamayacağı görüldüğünden tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak olunmamıştır.
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, mağdurun durumu, fiille olan ilişkisi, kullanılan hilenin şekli, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, asker arkadaşı olan ve Ankara’da ikamet eden müştekiyi …7796 no’lu telefon ile arayıp “gömü altını” bulduklarını, 8.000 TL karşılığında altına ortak edebileceklerini söyleyerek, başlangıçta bir numune gerçek
altını vererek müştekiyi kandırıp ondan parayı alarak kaybolması ve bu suretle haksız yarar sağlaması eyleminin “dolandırıcılık” suçunu oluşturduğunu takdir eden mahkemenin kabul ve uygulamasında aşağıda belirtilen bozma nedeni dışında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde, aynı gerekçeye dayanılarak adli para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılarak tayin edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasının 1. paragrafında bulunan “60”; ikinci paragrafındaki “50”; üçüncü paragrafında yer alan “1.000” rakamlarının çıkartılarak yerlerine sırasıyla “5”; “4”; “80” rakamları yazılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 20.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.