Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/67959 E. 2013/11245 K. 17.06.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67959
KARAR NO : 2013/11245
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Berat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır.Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli,olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu,kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
… kimliğini kullanan kişinin Fortisbank Aksaray ve Fındıkzade Şubelerine başvurarak, kredi kartı almak istediği ancak, şahsın sahte kimlik ve belgeler kullandığının bankaca tespit edildiği, yapılan soruşturmada şahsın bankaya ibraz ettiği çalışma belgesindeki adres ve kaşenin sanık … adlı kişiye ait olduğu, yine bankadan kredi talebinde bulunan kişinin verdiği irtibat telefonu aranıp kredi kartını teslim alınması istendiğinde telefona çıkan …’in kendisini … isimli şahsın kuzeni olarak tanıtarak kartı alabileceğini belirttiği ve buluşma yerinde kolluk tarafından yakalandığı somut olayda; sanık …’in kredi kartı talebinde bulunan şahsı tanımadığını, bankaya ibraz edilen belgede ortağı olduğu … Tekstil Ticaret Limited Şirketine ait kaşesinin nasıl kullanıldığını bilmediğini belirtmesine rağmen, sanık …’nin bahse konu şahsı sanık …’in yanında görüp tanıştığını, ancak şahsın kendisi il dışında olacağından adına gelecek gönderiyi almasını rica etmesi üzerine irtibat telefonu olarak kullanılmak üzere kendi telefonunu verdiği ve kargoyu almayı kabul ettiğini, gelen kargonun ne olduğunu bilmediğini ve kendisini …’in kuzeni olarak tanıtmadığını belirtmesi karşısında;gerçeğin kuşkuya yer vermeksizin tespiti bakımından yakalama tutanağını düzenleyen kolluk görevlilerinin beyanı alınarak tutanak içeriği ve sanık …’nin savunmasındaki çelişkinin sorulması, sanık …’nin … adlı kişinin kendisi ile irtibat kurduğunu belirttiği 0536 232 23 80 numaralı hattın suç tarihi itibariyle kim tarafından kullanıldığı araştırılarak, sanıklarla irtibatı bulunup bulunmadığının tespiti ve bankaya ibraz edilen sanık …’in ortağı olduğu … Tekstil Ticaret Limited Şirketi antetli ve kaşeli belgede imzası bulunan şirketin diğer ortağı ve sanık …’in suç tarihi itibariyle eşi olan … isimli şahsın olaya ilişkin bilgisine başvurulduktan sonra belge aslı katılan bankadan getirtilerek sanıkların ve tanık …’ın huzurda alınmış olan imza ve yazı örneklerinin yanı sıra başka amaçla atılmaş samimi imzalarını içeren belge asılları resmi daireler ve bankalardaki imzasını içeren belgeler gibi getirtildikten sonra belgedeki yazı, rakam ve imzaların adı geçenlerin eli ürünü olup olmadığı hususunda konusunda uzman bilirkişiden rapor alındıktan ve … hakkında Cumhuriyet Savcılığı’nda yürütülen soruşturma evrakı getirtilip akıbeti araştırıldıktan sonra sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini yerine yazılı şekilde eksik inceleme ile beraat kararı verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.