YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/67998
KARAR NO : 2013/11521
KARAR TARİHİ : 20.06.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği,fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, arkadaşı … vasıtasıyla kiralamış olduğu … plaka sayılı araç ile yanında açık kimliği tespit edilemeyen … isimli başka bir fail olduğu halde hayvancılık işiyle uğraşan müştekinin işyerine geldiği, burada kendisini … olarak tanıtarak … Talebe Yurdu için et alacaklarını, parasını da eti alıp yurda gidince makbuz keserek vereceklerini belirtip 6500 TL tutarındaki eti satın alma hususunda müşteki ile anlaştığı, akabinde satın aldıkları eti kiraladıkları araca yükleyip müştekinin işyerinde muhasebeci olarak çalışan tanık … ile birlikte adı geçen öğrenci yurdunun önüne gittikleri, sanığın
tanık …’a yurda girmesini … diye birisini bulmasını parasını alıp faturasını kestirmesini kendilerinin de eti yemekhaneye bırakıp geleceklerini söylediği, bunun üzerine tanık …’ın söz konusu yurda girip … diye birini sorduğu böyle bir kişinin olmadığını öğrenmesini müteakip yurdun yetkilileri ile görüşmesi sonucu yurdun böyle bir sipariş vermediğini, et ihtiyaçlarının olmadığını öğrenerek dışarıya çıktığında sanık ve yanında bulunan kişinin araç ile birlikte gitmiş olduklarını gördüğü olayda, mahkemenin dolandırıcılık suçunun oluştuğuna ilişkin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 20.6.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.