Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2011/68102 E. 2013/11179 K. 17.06.2013 T.

Yayınlanma Tarihi: 05.02.2024 06:21


YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2011/68102
KARAR NO : 2013/11179
KARAR TARİHİ : 17.06.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; daha önce boşanmış olan ve evlenmeye karar veren katılanların iddet müddetinin kaldırılması hususunda karar almak için adliyeye geldiklerinde, konuşmalarına tanık olan sanığın adliyede iş takibi yaptığını bu işlerin uzun zaman aldığını, kendilerine yardımcı olabileceğini söylediği katılanları ikna edip kendilerine bir dilekçe yazarak 100. TL dilekçe parası, 50 TL harç ve 350 TL de işi yapacak kişilere vereceğim diyerek toplam 500. TL para alması, sonrada ortadan kaybolması şeklinde gerçekleşen eylemin basit dolandırıcılık olarak kabulü ile sanığın mahkumiyetine dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, Ancak.
Sanığın sabıkası bulunmadığı halde,hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verilirken “sanığın daha önceden kasıtlı suçtan mahkum olduğuna” şeklinde dosya içeriğine uymayan gerekçe gösterilmesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu durum aynı kanunun 322. maddesi gereğince yeniden yargılamayı gerektirmediğinden,gösterilen diğer gerekçe yeterli bulunmakla, fazladan yazılan “sanığın daha önceden kasıtlı bir suçtan mahkum olduğu” ibaresinin hüküm fıkrasından çıkartılması suretiyle diğer yönleri usül ve yasaya uygun hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17/06/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.