Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10033 E. 2013/13738 K. 23.09.2013 T.
Yayınlanma Tarihi: 01.02.2024 19:17
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10033
KARAR NO : 2013/13738
KARAR TARİHİ : 23.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; şikayetçinin olaydan bir süre önce ... Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfına başvuruda bulunarak ... talebinde bulunduğu, başvuru sırasında kimlik ve telefon numaralarını da ilgili kuruma verdiği, bir süre sonra cep telefonu ile kendisini arayan sanığın vakıfta çalıştığını, şikayetçiye ... bulacağını, bu nedenle bir takım masraflar olduğunu söyleyip, önce 1.400 TL, daha sonra ise 1.770 TL parayı bankadan havale yapmasını istediği, şikayetçinin istenilen paraları sanık adına kayıtlı olan ve ... Bankasının Ulus ... şubesinde bulunan hesaba havale ettiği, gönderilen paraların aynı gün sanık tarafından ... ve ... ... Bankası şubelerinden çekildiği, paraların çekildiği sırada bankalara verilen nüfus cüzdan fotokopisinin
sanık adına olduğunun belirlendiği, ayrıca dekont üzerindeki imzalar ile sanığa ait imzalarının yapılan karşılaştırmaları neticesinde düzenlenen ekspertiz raporunda; dekontlar üzerinde atılı bulunan imzaların sanığın eli ürünü olduğunun tespit edildiği sabit olmakla, dolandırıcılık suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir,
Dolandırıcılık suçunda unsur olan hilenin kullanılmasından sonra, paranın banka aracılığı ile sanığa gönderilmesi eyleminde, hilenin gerçekleşmesinde ödeme aracı durumunda bulunan bankanın rolünün bulunmadığı dikkate alınarak tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 23.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.