Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10122 E. 2013/12177 K. 01.07.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10122
KARAR NO : 2013/12177
KARAR TARİHİ : 01.07.2013

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; katılanın paraya ihtiyacı olduğu için sanık …’dan 20.000 TL borç istediği, sanığın da katılana ait olan taşınmazı kendi üzerine devir etmesi halinde parayı vereceğini söylediği, sanık …’ın da katılana taşınmazı sanık …’a devretmesi halinde parayı alacağını, kendisinin kefil olduğunu söylemesi üzerine katılanın adına kayıtlı taşınmazı tapuda satış olarak göstererek sanık …’a devretmesine rağmen, sanık …’ın sürekli katılanı oyalayarak taahhüt ettiği parayı vermediği ve böylece sanık …’ın hileli hareketlerle haksız menfaat temin ettiği, diğer sanık …’ın da yardım eden sıfatıyla atılı suçun işlenmesine iştirak ettiğinin iddia edildiği somut olayda; sanıkların
suçlamaları reddederek, suça konu evin sanık … tarafından satın alındığına, katılan aleyhine tahliye davası açılıp keşif yapıldıktan sonra şikayetçi olunduğuna dair savunmaları, satış tarihinden yaklaşık iki yıl sonra katılanın dolandırıldığını iddia ederek şikayette bulunması, tapudaki devrin usulüne uygun bir satış olup, katılanın resmi senette satış bedelini aldığını beyan etmesi karşısında, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair mahkumiyetlerini gerektirir derecede kesin deliller elde edilemediğinden beraatlerine dair kabulde isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 01.07.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.