YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10153
KARAR NO : 2013/18024
KARAR TARİHİ : 20.11.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanıklar … ve …’ın katılanın sahibi olduğu kuyumcu dükkanında çalıştıkları, sanık …’ın kasa sorumlusu olması nedeniyle dükkanın kasası altın, döviz ve paraların kendisine teslim edilip şirketin post makinesi ile kredi kartlarını kullanarak çeşitli tarihlerde taksitle altın alıp gibi işlem yaptığı yine aynı şekilde burada çalışan sanık …’ın da şirketin post makinesini kullanarak işlem yaparak altın almış gibi kredi kartını kullanarak nakit para çekip sonra bu paraları taksitle ödeyip şirketin komisyon zararına neden olduğu ayrıca bazı müşterilerin emanet olarak bıraktıkları altınları da sattıklarından bahisle atılı suçu işlediklerinin iddia edildiği olayda; katılanın kardeşi tanık … ve oğlunun devamlı aynı iş yerinde bulunduğu, altın teslim ettiği belirtilen kişilerin bizzat sanıklara bu altınları teslim ettiği hususunun ve bu altınların sanıklar tarafından satılıp kendi menfaatlerine harcandığı hususu ispatlanamadığı gibi sanıkların savunmalarında kredi kartlarının yakınlarının ve alış veriş yaptığında kendi kartlarından bunu geçirip sonra yakınları adına ödeme yaptıklarını ayrıca katılanın bilgisi dahilinde kendilerinin ve orada çalışan başkaca personelin de kartlarının da bu şekilde kullanıldığını belirttikleri sanıkların bu yöndeki savunmalarının aksine, katılanın iddiası dışında, mahkumiyetlerine yeter nitelikte, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından bahisle sanıklar hakkında beraat kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 20.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.