YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1020
KARAR NO : 2013/13856
KARAR TARİHİ : 24.09.2013
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların, babası katılan … …’e ait hayvanlara çobanlık yapan katılan …’in yanına gelerek ellerindeki telefonun birçok özelliği olduğunu, telefonu bir koyun karşılığında kendisine verebilecekleri söyleyerek cep telefonu ile koyunu takas ettikleri,ertesi gün tekrar katılanın yanına gelerek 5 tane koyun satın almak istediklerini söyleyip piyasa koşullarının çok altında 320 TL’ye satın aldıkları şeklinde gerçekleştiği iddia edilen olayda, iddianamede mağdurun sosyal gelişmeden habersiz ve saf olduğunun belirtilmesi karşısında mahkemece, mağdur çocuğa ait nüfus kaydının getirtilip, algılama yeteneği bulunup bulunmadığı araştırılarak sonucuna göre eylemin TCK 158/1-c maddesinde yazılı “Kişinin algılama yeteneğinin zayıflığından yararlanmak suretiyle dolandırıcılık” suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri değerlendirmek görevinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … ve katılan … vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle; 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 24/09/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.