Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10348 E. 2012/42120 K. 26.09.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10348
KARAR NO : 2012/42120
KARAR TARİHİ : 26.09.2012

Mala zarar verme suçundan sanık …’ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 151/1, 62 ve 52/2.maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5, maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2012 tarihli ve 2011/271 esas 2012/77 sayılı kararına katılan vekili tarafından yapılan itirazın reddine, ancak 3 ay 10 gün adli para cezasının, 2.000,00 Türk lirası adli para cezasına çevrilmesine ilişkin kısımların hükümden çıkarılmasına, hürriyeti bağlayıcı cezanın seçenek yaptırımlara çevrilmesine ve ertelenmesine yer olmadığına şeklinde bent eklenmesine dair Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinin 20/03/2012 tarihli ve 2012/106 değişik … sayılı karar aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen gün 08/06/2012 ve 2012/10190/34440 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 27/06/2012 gün ve 2012/167969 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Her ne kadar sanık ve müdafiinin yüzüne karşı verilen Tavşanlı Asliye Ceza Mahkemesinin 16/02/2012 tarihli kararının hüküm kısmında kanun yolu süresinin başlangıcının, “tefhim veya tebliğinden itibaren” şeklinde yazılması suretiyle, sanık ve müdafii yanıltılmış ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 05/10/2010 tarihli ve 2010/2-169 esas, 2010/188 sayılı kararı ile 01/02/2011 tarihli ve 2010/5-244 esas, 2011/14 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanık müdafiinin mesleği gereği yüze karşı verilen kararlarda kanun yoluna başvuru süresinin tefhimle birlikte başlacağını bilmesi gerektiği, kararın usulüne uygun tefim edilmesine rağmen sanık veya müdafii tarafından kanun yoluna başvurulmadığı ve kararın bu haliyle kesinleşmiş olduğu düşünülerek yapılan incelemede,
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231.maddesi uyarınca mercii tarafından, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığı, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığı yönünden sınırlı olarak inceleme yapabileceği, şartların varlığı halinde itirazın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, hükmün esasına müdahale edilerek, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 Sayılı CMK.nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Kanun yararına bozmaya atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Tavşanlı Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 20.03.2012 gün ve 2012/106 D. … sayılı kararın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmek üzere dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.