Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10441 E. 2012/45484 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10441
KARAR NO : 2012/45484
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
1-Sanık … hakkında kamu malına zarar verme ve görevi yaptırmamak için direnme, suçlarından verilen mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla polis memuruna karşı direnilerek, hukuksal anlamda tek bir fiile gerçekleştirilmesi nedeniyle Ceza Genel Kurulunun 02.03.2010 gün ve 259-47 sayılı kararında açıklandığı üzere aynı nevi’den, fikri içtimanın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, anılan suçtan tayin olunan cezanın TCK.nın 43/2 maddesiyle arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur.Bu bakımdan,söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur.Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır.Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır.Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Somut olayda; Sanıkların birlikte polis merkezinin içerisine kadar kovaladıkları mağdurlar … ve …
Yurdakul’u darp etmeye çalıştıkları, mağdurlar korunmak üzere karakolda bir odaya alındıkları halde sanık …’ın temyiz dışı sanıklarla birlikte saldırgan hareketlerine devam ederek mağdurları polis merkezinde darp etme girişimlerine devam ettiği polis memuru …’e sopayla vurarak basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı, olay tutanağında sanıkların biber gazı kullanılarak etkisiz hale getirilebildikleri belirtildiği, rapor için götürüldükleri sırada sanık …’ın polis merkezine ait şüpheli nakil aracının cam muhafaza demirine tekme atarak bükülmesine kapının zarar görmesine neden olduğu sanıkl beyanı ve olay tutanağı ile doğrulanmış olması karşısında sanık …’ın eyleminin görevli memura görevi yaptırmamak için direnme ve kamu malına zarar verme, suçlarını oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiş, tebliğnamede öne sürülen bozma düşüncesine katılınmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanıklar …, … ve … hakkında kamu görevlisine hakaret, sanıklar … ve … hakkında görevli memura görevi yaptırmamak için direnme suçlarından kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz incelemesinde
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla polis memuruna karşı direnilerek, hukuksal anlamda tek bir fiile gerçekleştirilmesi nedeniyle Ceza Genel Kurulunun 02.03.2010 gün ve 259-47 sayılı kararında açıklandığı üzere aynı nevi’den, fikri içtimanın koşulları gerçekleşmiş bulunduğundan, anılan suçtan tayin olunan cezanın TCK.nın 43/2 maddesiyle arttırılması gerektiği gözetilmeden eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış,iddianamenin izahında sanıkların polis merkezi içerisinde hakaret etmiş oldukları anlatılmış olduğundan sevk maddesinde 5237 Sayılı TCK’nun 125/4 maddesinin bulunmaması nedeniyle ek savunma isteyen tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir.
a-Olay tutanağında, polis merkezinde tüm sanıkların mağdurların darp edilmesini engellemeye çalışan polis memurlarına direndikleri, rapor için götürülürken tüm sanıkların küfür ve tehdit ettikleri belirtildiği halde,tutanak mümzisi müşteki …’un 12.03.2008 tarihlİ oturumda “seslerinden anladığım kadarıyla … ve
… hariç diğerleri küfrediyordu, … ve …’ın küfrettiğini duymadım” şeklindeki beyanı, müşteki…’un 08.11.2007 tarihli polisteki ifadesinde … ve … isimli kişiler içeri girmek istedi ancak ben bu iki şahsın içeri girmesini engelledim biçiminde, müştekiler … ve …’ün hazırlık ifadelerinde … ve … isimli kişileri polis merkezi bahçesinde gördüklerini beyan etmeleri karşısında polislere mukavemette bulunulduğuna yönelik hangi tanığın ifadesine üstünlük tanındığının açıklanmadan hüküm kurulması
b-Sanık … hakkında görevli memura hakaret suçundan 5B ve 8B maddelerinde iki ayrı hüküm kurulmuş olduğu 8B maddesinde kurulan hükmün …’e yönelik olduğu anlaşılmakla birlikte sözkonusu hükme sanık …’ın adının yazılmak suretiyle hükümde karışıklığa neden olunması
Kabule göre de,
Tekerrüre esas mahkumiyeti bulunan sanık … hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması,
Sanık …’in adli sicil kaydında görünen … 3 Asliye Ceza Mahkemesinin 05.06.2001 tarih ve 2001/390-2001/917 sayılı kararının infaz tarihinin araştırılmaması
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,aynı kanun 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakların saklı tutulmasına 12.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.