YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10498
KARAR NO : 2014/4576
KARAR TARİHİ : 12.03.2014
Tebliğname No : 11 – 2010/43729
MAHKEMESİ : Ankara 25. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 17/11/2009
NUMARASI : 2007/1042 (E) ve 2009/1080 (K)
SUÇ : Özel belgede sahtecilik, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanmak
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, katılan Ş.. A..’ın “Işın Sigorta” ünvanı ile H.. sigorta acentası olarak faaliyet gösterdiği işyerinde işçi olarak çalıştığı süre içerisinde, çalıştığı şirket adına tanık İ.. A..’un sahibi olduğu “T.. Turizm Ltd.Şti.”nin otoları için düzenlediği kasko sigortası primi olarak tahsil ettiği 556,27 TL için bilgisayardan çıkartılmış, 22.01.2007 tarihli sahte tahsilat makbuzu verdiği, “Ö.. Tarım Ür. Ltd.Şti.” sahibi tanık A.. Y..’dan 17.05.2007 tarihli 670 TL, 05.05.2007 tarihinde 670 TL olmak üzere 1340 TL prim tahsil ettiği halde sahte 2 adet makbuz verdiği, Olcay Dağcı’dan 19.05.2007 de tahsil ettiği 180 TL için sahte tahsilat makbuzu verdiği ve belirtilen miktar parayı mal edindiği iddia edilen olayda;
Sanığın suçlamayı kabul etmemiş olması, tanık S.. C..’un “şirkette birkaç tane kaşe vardı” biçimindeki ifadesi ve sahte olduğu belirtilen makbuzlar karşılığı alınan paraların şirket kasasına girip girmediğinin araştırılmamış olması karşısında; maddi gerçeğin hiç bir kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması açısından, katılana ait acentanın ticari defter ve kayıtları katılandan ve katılana ait acentanın bağlı olduğu anlaşılan H.. Sigorta A.Ş.’nin İç Anadolu Bölge Müdürlüğü’nden, tahsilata ilişkin muhasebe kayıtlarının ve buna ilişkin belge asıllarının celbi sağlanarak, ilgili kayıtların bilirkişiye tevdi ile tahsilatlara ilişkin olarak belirtilen tahsilatların şirket kayıtlarına intikal edip etmediği, şirketin bir zararının bulunup bulunmadığı hususunda bilirkişi raporu alındıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 12.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.