YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10546
KARAR NO : 2014/4480
KARAR TARİHİ : 11.03.2014
Tebliğname No : 15 – 2011/252508
MAHKEMESİ : Aliağa Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 15/02/2011
NUMARASI : 2010/191 (E) ve 2011/117 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması,rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Katılanın yetkilisi olduğu NMD adlı inşaat şirketinde ustabaşı olarak çalışan sanığın, şirkette çalışan işçilere ait ücretlerin dağıtılması için katılan tarafından kendisine verilen 3.500 TL’nin bir kısmını işçilere dağıtmayarak kişisel tasarrufta bulunduğu iddia edilen olayda,
1-Sanığın işçilere dağıtılmak üzere 3500 TL aldığını, bu paradan 1.000 TL’nin kendi alacağı olduğunu, kalan parayı alacaklarına karşılık işçilere verdiğini, kimsenin alacağının kalmadığını savunması, tanıklardan E.. G..’nin soruşturma sırasında alınan beyanında, sanıktan kendi işçi alacağı için 900 TL ve amcasının oğlu M.. G..’ın alacağından dolayı 500 TL aldığını beyan etmesi, diğer tanık K.. G..’nin ise, sanıktan 600 TL aldığı ifade etmesi ve dosya kapsamına göre, katılandan işçi alacağı olduğunu ileri süren herhangi bir kişinin bulunmaması karşısında, gerçeğin şüpheye yer bırakmayacak şekilde ortaya çıkartılması bakımından; katılanın yeniden celp edilerek, işçilerin katılandan ne miktarda alacaklı oldukları, işçilere dağıtılmak üzere sanığa verilen paradan hangi işçiye ne kadar dağıtılacağının sorulması, işçi alacağının ödenmediğini ya da eksik ödendiğini ileri süren işçi’nin bulunması halinde, tanık sıfatıyla çağrılarak işverenden ne kadar alacağı olduğu, alacağının tamamını alıp almadığı hususlarında beyanlarını başvurularak olayın açıklığa kavuşturulması sonucuna göre, sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre de;
2- Hapis cezası alt sınırdan tayin edildiği halde adli para cezası belirlenirken yeterli ve yasal gerekçe gösterilmeksizin, aynı gerekçeyle tam gün sayısının asgari hadden uzaklaşılması suretiyle belirlenerek fazla ceza tayini,
3- 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarına ilişkin hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilmeye kadar, 1. fıkrada yazılı diğer hak yoksunluklarının cezanın infazı tamamlanıncaya kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.