Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1055 E. 2013/14951 K. 07.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1055
KARAR NO : 2013/14951
KARAR TARİHİ : 07.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Somut olayda; sanığın, şikayetçi …’a kendisini hâkim olarak tanıtarak yanına ücret karşılığında şoför aradığını söyleyerek … teklif ettiği, şikayetçinin kabul etmesi üzerine ona silahlı güvenlik belgesi almaları gerektiğini belirterek şikayetçiden 1250 TL aldığı, şikayetçi …’ın evinde bir gece kaldıktan sonra birlikte …’ye gittikleri, orada şikayetçi …’dan aldığı para ve belgeleri otobüse vererek …’e gönderdiği, bir gün sonra sanığın, şikayetçiyi …’ya çağırdığı, gece eğlendikten sonra telefonunun şarjının bittiğini söyleyerek şikayetçinin telefonunu da aldığı, o gece …’de görevine başlaması gerektiğini söyleyen sanığın …’da taksicilik yapan şikayetçi …’u bulduğu ve yine kendisini şikayetçiye hakim olarak tanıtarak kendilerini …’e götürmesini, parasını …’de vereceğini söylediği, onun da kabul etmesi üzerine,
…’de vereceğini söylediği, onun da kabul etmesi üzerine,
şikayetçi … ile birlikte şikayetçi …’un kullanımındaki araç ile …’e gittiklerinde, sanığın, adliyenin girişinde “Siz bekleyin, ben nöbetçi hakimden para alıp geleyim” diyerek gittiği ve bir daha geri dönmediği anlaştığından, eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğuna dair mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanığın, silahlı güvenlik belgesini almak için şikayetçi …’dan 1250 TL aldıktan bir gün sonra, telefonunun şarjının bittiğini söyleyerek şikayetçinin cep telefonunu da aldığının anlaşılması karşısında; şikayetçiden değişik zamanlarda ve farklı bahanelerle menfaat temin etmesi şeklindeki eylemleri nedeniyle sanık hakkında TCK’nın 43. maddesinde yer alan zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektirdiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 07.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.