Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10555 E. 2014/4493 K. 11.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10555
KARAR NO : 2014/4493
KARAR TARİHİ : 11.03.2014

Tebliğname No : 15 – 2011/254866
MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 11/05/2011
NUMARASI : 2010/450 (E) ve 2011/312 (K)
SUÇ : Hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Suçun, meslek ve sanat, ticaret veya hizmet ilişkisinin ya da hangi nedenden doğmuş olursa olsun, başkasının mallarını idare etmek yetkisinin gereği olarak tevdi ve teslim edilmiş eşya hakkında işlenmesi hâlinde, nitelikli hali oluşmaktadır.
Şikayetçilere ait hırdavat dükkanında çalışan sanığın, başka bir hırdavat firmasından şikayetçiler adına 1436 TL fatura bedelli kilitleri alıp bu kilitleri şikayetçilerin deposuna koymayıp kendi adına başkalarına satmasından ibaret eylemin hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-04.06.2008 tarihli ilk hükümde sanık hakkındaki hapis cezasının TCK’nın 50/1-a maddesi uyarınca para cezasına çevrilmesi hükümlerinin uygulandığı, bu hükmün sadece sanık tarafından temyiz edildiği, hükmün bozulmasından sonra kurulan 11.05.2011 tarihli kararda aleyhe bozma yasağı gereğince kazanılmış hak gözetilmeden, aynı Kanun’un 51. maddesi uygulanarak hapis cezasının müştekilerin uğradığı zararın tamamen giderilmesi koşuluyla ertelenmesine karar verilmesi, ayrıca doğrudan adli para cezasına hükmedilmesi,
Kabule göre de;
2-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2007/10-108 E., 2007/152 K. sayılı ilamında da belirtildiği gibi yasa koyucunun ayrıca adli para cezası öngördüğü suçlarda, hapis cezasının alt sınırdan tayini halinde mutlak surette adli para cezasının da alt sınırdan tayini gerektiği yönünde bir zorunluluk bulunmamakta ise de, bunun gerekçelerinin gösterilmesi, dayanılan gerekçelerin de yasal olması ve dosya içeriğiyle örtüşmesi gerektiği halde mahkemece adli para cezasının gerekçe gösterilmeksizin alt sınırın üzerinde 60 gün olarak tayin edilmesi suretiyle 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 11.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.