Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/10612 E. 2014/4672 K. 13.03.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10612
KARAR NO : 2014/4672
KARAR TARİHİ : 13.03.2014

Tebliğname No : 11 – 2010/35060
MAHKEMESİ : Bolu 2. Asliye Ceza Mahkemesi
TARİHİ : 02/11/2009
NUMARASI : 2009/245 (E) ve 2009/589 (K)
SUÇ : Nitelikli güveni kötüye kullanma

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması, malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi, failin kendisine verilen malı, veriliş gayesinin dışında, zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi, değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Temsile yetkilisi-şikayetçi Ümüt olan katılan Y.. Gıda…Ltd. ticari ünvanlı şirkette, satış ve tahsilat yetkilisi olarak çalışan sanığın, çalıştığı dönem içerisinde bazı müşterilerden şirket adına aldığı toplamda 6.817 TL üzerinde, zilyedliğin devri amacı dışında şahsi ihtiyaçlarında kullanmak suretiyle tasarrufta bulunması eyleminin “nitelikli güveni kötüye kullanma” suçunu oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık ve katılan vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanığın, katılan şirkette çalıştığı 2008 yılı Kasım ayı ile 2009 yılı Şubat ayı döneminde muhtelif müşterilerden tahsil ettiği paralardan bir kısmını şahsi ihtiyaçlarında kullandığını 30.03.2009 tarihli ifadesinde söylemesi ve bu anlatımının hükme esas alınan bilgi ve belgelere uygun bulunması karşısında, hakkında TCK’nın 43.maddesinin tatbiki gerektiğinin nazara alınmaması,
2- Kabule göre de; temel hapis cezası alt sınırdan takdir ve tayin olunduğu halde aynı gerekçeye dayanılarak, adli para cezasının belirlenmesine esas alınan temel gün birim sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi suretiyle çelişkiye neden olunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 13/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.