Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2012/1068 E. 2013/15270 K. 09.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/1068
KARAR NO : 2013/15270
KARAR TARİHİ : 09.10.2013

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır.Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın, yakın köylüsü olan katılanın işyerine giderek bir süre sohbet ettikleri sırada katılanın kendisine bir kargo geldiğini, 150 TL vererek koliyi alması gerektiğini ancak işten fırsat bulamadığını söylemesi üzerine 150 TL ve nüfus cüzdanını vermesi halinde koliyi alabileceğini söylediği, parayı ve katılanın nüfus cüzdanını alan sanığın daha sonra ortadan kaybolduğunun anlaşıldığı olayda, eyleminin güveni kötüye kullanma suçunu oluşturduğuna yönelik kabulde bir isabtesizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak;
1-Hapis cezası alt sınırdan tayin olunduğu halde, ayrıca yasal ve yeterli gerekçe gösterilmeden aynı gerekçeyle adli para cezasına esas alınması gereken tam gün sayısının alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye düşülmesi,
2-Sanık hakkında adli para cezası tayin edilirken uygulanan kanun ve maddesinin gösterilmemesi suretiyle CMK’nın 223/6. maddesine muhalefet edilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun aynı kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasından sırasıyla “180 gün” ve “3.600 TL” adli para cezası teriminin tamamen çıkartılarak yerine, sırasıyla “5 gün” ve “TCK’nın 52/2 maddesi uyarınca günlüğü 20 TL’de hesaplanarak 100 TL” adli para cezası ibarelerinin eklenmesi suretiyle, sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 09.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.