YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2012/10756
KARAR NO : 2013/2394
KARAR TARİHİ : 11.02.2013
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır.
Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanığın …’nu çalıştırdığı sırada yanında garsonluk yapan katılanın kimlik bilgileri ile … Çayyolu Şubesi’ne başvurup kredi başvurusu formunu imzalayarak 10.000 TL tüketici kredisi aldığının iddia edildiği somut olayda;
Atılı suçu işlemediğini belirten sanığa,gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespiti için bankaya verdiği ve aralarında katılanın da bulunduğu 27 kişinin adını kullanarak kredi çektiğini ikrar edip, ödeme taahhüdünde bulunduğu 21.10.2005 tarihli belgenin sorulması,… Çayyolu Şubesi’nin 05.04.2006 tarihli cevabi yazısında suça konu kredi başvuru formunun şubenin eski çalışanı … tarafından imzalı olarak getirildiğini bildirmesi ve ilgili banka görevlileri ve sanık hakkında suç duyurusunda bulunulduğunun anlaşılması karşısında; bu olaya ilişkin dava açılıp açılmadığının adli mercilerden de araştırılması, açılmışsa buna dair dosya ile diğer 26 mağdura yönelik eylemlerle ilgili soruşturma ve dava açılmışsa kovuşturma dosyalarının ilgili yerlerden getirtilip incelenerek zapta geçirilmesi, birleştirilmeleri hususunun değerlendirilmesi, mümkün olmadığı taktirde bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örneklerinin dosya içine konulması, gerektiğinde sanık imzasını taşıyan 21.10.2005 tarihli belge ve kredi başvuru formunun aslı getirtilerek uzman bilirkişi vasıtasıyla imza incelemesi yapılması, sonuçlarına göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik soruşturmaya dayanılarak yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabule göre;
01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun 158/1-e-f-j madde bentlerinde düzenlenen suçlara öngörülen hapis ve adli para cezaları yönünden, 08.07.2005 gün ve 25869 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 29.06.2005 gün ve 5377 sayılı Kanunun 19. maddesi ile anılan maddenin 1.fıkrasına eklenen “ek cümle” ile değişikliğe gidilerek, hapis cezasının alt sınırının arttırılması ve adli para cezasının tayinine dair yeni düzenlemenin, suç tarihi itibariyle sanık aleyhine uygulanamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında TCK.nın 158/1-j-son maddesinin değişik hali uygulanarak fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.